Dr. Gülşen Erdem

Somon DNA’sı

 

SOMON DNA'SI NEDİR?

Yaşlandıkça vücudumuzun işleyişinde farklılaşma gözlemlenir. Mesela kan dolaşımımızdaki değişim yüzünden derimizin ve derimizdeki hücrelerimizin oksijenlenmesinde azalma meydana gelir. Hücrelerimizde biriken serbest radikaller zamanla hücre içi DNA yapısının bozulmasına neden olur.

Somon DNA saf hyaluronik asit ve somon balığının spermlerinden elde edilen DNA molekülleri ile ciltteki hücre yenilemesinin sağlanması amaçlanır. Bu yöntemle hızlı bir gençleşme ve canlandırma etkisi yaratan somon DNA yöntemi son dönemlerde oldukça popülerlik göstermektedir. Somon DNA uygulaması tek başına kullanılabilmekle beraber aynı zamanda PRP, frkasiyonel lazer, botoks, dolgu ve ip uygulamaları ile de kombine edilebilen önemli bir anti-aging uygulaması haline gelmiştir.

Uygun mezoterapi tekniği ile deri altına enjekte edilen somon DNA hücre yenilenmesi sağlayarak cildinizi güzelleştirmeye en küçük yapı taşından başlar. İnsan DNA’sına benzeyen yapısı ile somon DNA cildin yapı taşları olan elastin ve kollajen üretimini tetikler, cildin tekrar yapılanmasını ve daha genç bir görünüme kavuşmasını sağlar. Ultraviyole ışınlarının yıkıcı etkilerine karşı derimizi korur.

SOMON DNA'NIN ÖZELLİKLERİ NELERDİR?

Somon DNA Aşısı cildimzin güneş ışınlarının etkisi, serbest, çevresel faktörlerin ayrıca kronolojik olan yaşlanma belirtilerinin giderilmesi amacıyla geliştirlmiş günümüzde sıkça kullanılan önemli bir anti aging üründür. Somon DNA aşısının en önemli etkilerinden birisi içerdiği hyalüronik asit sayesinde cildin yaşla birlikte kaybettiği nemin tekrar geri kazandırılması ve cidli yenilemesidir. Somon DNA aşısının bir başka önemli etkisi ise somon balıklarının sütlerinden elde edilen serum derinin altına enjekte edilir, bu uygulama sayesinde aynı zamanda cildin, UV ışınları, alkol ve sigara gibi olumsuz etkenlerden dolayı görülen protein eksiklikleri desteklenmiş olur. Bu sayede ciltte gün geçtikçe gençleşen bir görünüm ortaya çıkmaya başlar. Somon DNA’sının verdiği parlak ve ışıltılı görünümün yanında, cildin sıkılaşması ve nem kazanması da önemli etkilerindendir. Somon DNA yöntemi ile uygulanan anti aging yönteminde kullanılan somon balığının sütü ile birlikte cildin ihtiyaçlarıyla doğru orantılı olarak farklı vitamin takviyeleri de yapılabilir. Ciltteki çoğu vitamin ve protein ihtiyaçlarını karşılayan Somon DNA tedavisi, doğal onarım yapan ve cildin gençleşmesini sağlayan bir yöntemdir.

SOMON DNA NASIL UYGULANIR?

Somon DNA’nın tedavisi bilimsel olarak cildin alt tabakasına küçük iğneler yardımıyla verilerek uygulanıyor. Uygulama yapılırken ilk olarak cildi nemlendirme işlemi ile başlanıyor. Cilde uygulanan hyaluronik asit sayesinde cildin kaybettiği nem oranı düzenlenerek, asıl tedavi için alt yapı oluşturuluyor. Alt yapının hazırlanması 15 gün kadar sürüyor. Ardından da gençleştirme etkisini sağlayacak olan 2. aşamaya geçiliyor. Bu aşamalar ile somon balığının sütünden elde edilen serum enjekte işlemi için deri altına yerleştiriyor. Bu sayede Somon DNA anti aging uygulamamız tamamlanmış oluyor.

SOMON DNA HANGİ ALANLARDA KULLANILIR VE KAÇ SEANS UYGULANIR?

Cilt yenilenmesi ve gençleştirilmesinde, göz çevresinin aydınlatılması ve yeniden yapılandırılmasında, vücuttaki sarkmaların ve çatlakların giderilmesinde, saç dökülmesinin azaltılması ve saçların güçlendirilmesinde, Akne (sivilce) izlerinin tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Genellikle 1-3 hafta aralıklarla 2-4 seans olarak uygulanmaktadır. 1. seanstan itibaren ciltteki etkileri gözle görülür biçimde fark edilir ve her seanstan sonra kademeli olarak artarak devam eder. Yaklaşık 1 yıl boyunca etkinliğini korur.

SOMON DNA AŞISI KİMLERE UYGULANAMAZ?

Somon DNA uygulaması herhangi bir alerjik etkilere yol açmadığı için geniş bir kullanım alanına sahiptir. Fakat tedbirli olmak adına bazı kişilere uygulanmaması tavsiye edilir. Bu nedenle Somon DNA uygulaması diyabet hastalarına, damar tıkanıklığı ve felç öyküsü olan kişilere, kan pıhtılaşma bozukluğu olanlara, kalp hastaları ve hamilelerde kullanılması önerilmez.

Ücretsiz Lazer Epilasyon Test Atışı İçin

Dr. Gülşen Erdem'e Sorun