: 0549 239 45 46

Yanak Dolgusu

Baktığımız zaman güzel dediğimiz kadınların yüzünün bize hoş görünmesinin sebebi ‘’altın oran’’ dediğimiz belli ölçülere uygun olması aslında. Bu oran için kaşların,  burnun,  dudakların, yanakların ve çenenin birbiriyle olan açıları ölçülerek bir standart belirlenmiş. Bu oranda yüzün aslında ters üçgen şeklinde olduğunu görüyoruz yani elmacık kemikleri çıkık, çene belirgin ve sivri.

Yüzünüz altın oranda değil ise artık hyaluronik asit dolgular ile bu orana yaklaşmak çok kolay. Elmacık kemiklerinin üzerine yapılacak olan dolgu ile daha dolgun ve daha belirgin yanaklara sahip olunabiliyor. Aslında zaman içerisinde yaş aldıkça yanaklarımızda var olan yağ petlerimiz hacim kaybediyor ve yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru inmeye başlıyor buda üçgen görünümün bozulmasına sebep oluyor. Aşağı doğru inen doku aynı zamanda belirgin olması gereken çene hattında da bozulmalara yol açıyor. Bu anlamda da dolgular eski hacimli yanaklarımıza kavuşmamız için çok iyi bir alternatif. Elmacık kemiklerine ve ihtiyaç var ise orta yüz bölgesine yapılan dolgu enjeksiyonları yüzün üst bölgesine hacim kazandırdığı için cildin yukarı doğru toparlanmasını sağlıyor.

YANAK DOLGUSU NASIL YAPILIR?

Yanak dolgu işleminde önemli olan nokta yüz anatomisine uygun şekilde noktalar belirleyip bu alanlara uygun dolgu enjeksiyonunun yapılmasıdır. Kullanılacak olan dolgular bu bölgeye hacim verebilmesi adına su tutma kapasitelerinin yüksek olduğu kalın dolgulardır. Bu anlamda kalıcılıkları da diğer bölgelere yapılan dolgulardan daha uzundur. Mutlaka deneyimli bir doktor tarafından yapılması gereken yanak dolgularında enjeksiyon iğne yada kanül yardımı ile gerçekleştirilir. Bu bölgeye yapılan uygulama kişiye özel olduğu için hastanın isteği ve ihtiyacı doğrultusunda anatomisine uygun olarak yapılır. Bu yüzden yanak dolgusunda uygulanacak dolgu miktarı herkes için farklı olacaktır. Kalıcılığı bir yıldan az olmamakla birlikte yanak dolguları ortalama 12- 15 ay arasında estetik görünümü korur. Üst üste yapılan dolgular bu süreyi uzatsa da kalıcılık kişinin yaşam tarzına, yaşına, metabolizma hızına, beslenme alışkanlıklarına ve kullandığı ilaçlara göre değişiklik göstermektedir.